Türkiye’de Tüp Bebek Başarı Oranları

Çiftlerin doğal yolla gebelik elde edememesi durumu kısırlık olarak adlandırılır. Ancak kısırlıktan bahsedilebilmesi için 35 yaşın altındaki çiftlerin yaklaşık 1 yıl, 35 yaşın üzerindekilerin de 6 ay korumasız düzenli cinsel ilişkide bulunmuş olmaları gerekmektedir. Zira her bireyin üreme fonksiyonları farklılık gösterdiğinden her çiftin evlendikten sonraki 1-2 ay içinde gebelik elde edebilmesi de mümkün olmayabilmektedir. Bu düzlemde yeterli sürede ve sayıda düzenli korumasız cinsel ilişkide bulunduğu halde gebelik elde edilemediğinde doktora başvuran çiftlere gerekli test, tahlil ve muayeneler yapılır. Kısırlığın kimden ve neyden kaynaklandığı teşhis edilir.

Kısırlıktan şikayetçi olan çiftlerin yaklaşık % 15’inde ise kısırlığa sebep olan etken bulunamaz ve bu durum da açıklanamayan kısırlık olarak ifade edilir. Kısırlık sorununun kadından, erkekten, her ikisinden de kaynaklandığı vakalarda ve de açıklanamayan kısırlık vakalarında günümüz tıp teknolojisiyle en başarılı sonuçlar alınabilen tedavi yöntemi tüp bebek tedavisidir. Tüp bebek tedavisi kadın ve erkeğin üreme hücrelerinin vücut dışına alınıp laboratuar ortamında döllenip elde edilen embriyonun tıbbi yöntemlerle anne adayının rahmine transfer edilmesi işlemidir. Başından sonuna kadar her aşaması uzmanların kontrolünde gerçekleşen bu döllenme ve gebelik işlemleri ile gebelik elde etmek ve canlı bebek dünyaya getirmek diğer kısırlık tedavilerine göre çok daha mümkün ve olanaklıdır. Bu sebeple de tüp bebek tedavisinin başarı oranı yüksektir.

 

 

Türkiye’de tüp bebek tedavisinde başarı oranı yüzde kaçtır?

Türkiye’de son yıllarda her 7 çiftten birinin doğal yolla gebelik elde edemediği düşünüldüğünde üremeye yardımcı tedavi yöntemlerinin önemi ve fonksiyonu çok daha net anlaşılabilecektir. Türkiye tıp teknolojisinde yetişmiş uzman doktorlar bakımından dünya ülkeleriyle yarışan bir konumdadır. Aynı şekilde tüp bebek tedavisi de bu bağlamda bir başarı grafiği çizmektedir. Dünyada ve ülkemizdeki tüp bebek tedavisi başarı oranları yaklaşık olarak aynıdır. Şöyle ki; tüp bebek tedavisinde kadın ve erkeğin normal sağlık koşullarına sahip olduğu ve 35 yaşın altında olduğu durumlarda ilk denemede gebelik elde edilme oranı yaklaşık olarak % 60 civarındadır.

Yaşa ve kısırlık sebeplerinin niteliğine göre de bu başarı oranı düşebilmekte ya da yükselebilmektedir. Dünyada her yıl yaklaşık 1 milyon 600 bin tüp bebek tedavisi uygulanmakta ve 400 bin tüp bebek doğmaktadır. Türkiye’de ise yılda yaklaşık olarak 42 bin tüp bebek tedavisi uygulanmaktadır. Uzmanlar aslında bu sayının daha fazla artabileceği, ancak hem çevrenin çiftlere kısırlık konusunda baskı yapması hem de tüp bebek tedavisinin maliyetli olması dolayısıyla yılda sadece 42 bin tüp bebek tedavisi yapılabildiğini iddia etmektedirler. İşte bu 42 bin sayısı da Türkiye’yi dünyada tüp bebek tedavisi uygulayan ülkeler arasında 10. sıraya yerleştirmektedir. Ancak net olarak söylemekte fayda vardır ki; Türkiye’deki tüp bebek başarı oranı ile dünyadaki ya da Avrupa’daki tüp bebek başarı oranları arasında anlamlı bir fark yoktur.

 

Tüp bebek tedavisinde başarı nasıl artar?

Tüp bebek tedavisinde kadın ve erkeğin kendi üreme hücreleri kullanılmaktadır. İşte bu sebeple erkeğin sperm rezervinin ve kadının yumurta rezervinin kaliteli ve yeterli olması gerekmektedir. Kadının yumurta rezervi genetik faktörler, yeme, içme alışkanlıkları, geçirilen hastalıklar ve en önemlisi de yaşla ilgilidir. Bu bağlamda doğal yolla gebelik elde edemeyen çiftlerin öncelikle kadının yaşı ilerlemeden, her hangi bir hastalık ortaya çıkmadan tüp bebek tedavisine başlamaları tedavinin başarı oranını artıracaktır.

Erkekte ise sperm sayısı, hareketliliği, olgunluğu genetik faktörlere, üreme yollarıyla ilgili geçirilen enfeksiyon ve rahatsızlıklara, beslenme ve yaşam koşullarına bağlıdır. Bu konularda henüz bir sorun ya da rahatsızlık yaşanmadan tüp bebek tedavisine başvurulması başarıyı artırmada önemlidir. Bununla birlikte tüp bebek tedavisinin yapıldığı merkezin fiziksel donanımı, personelinin ve tüp bebek uzmanının bilgi ve deneyimi de tedavinin başarısını belirleyici unsurlardır. Bu bağlamda yaklaşık 1 ay süren tüp bebek tedavisinde öncelikle tüp bebek uzmanlarının vereceği danışmanlık hizmeti yeterince doğru anlaşılmalıdır.

Tüp bebek uzmanının önerdiği tüm ilaçlar gerekli süreler içinde ve önerilen dozda titizlikle uygulanmalıdır. Bu bir aylık tedavi süresince beslenme, cinsellik ve yaşam aktiviteleri konusunda tüp bebek uzmanının önerileri dışına çıkılmamalıdır. Son olarak da anne adayı her türlü stres, sıkıntı, depresyon yaratacak ortamlardan uzak durmalı ve en küçük bir beklenmedik durumda doktoruyla iletişime geçmelidir.