Tüp Bebekte Başarıyı Düşüren 10 Madde

1. Kadının yaşı

Doğal yolla ya da tüp bebek tedavisi ile elde edilen gebeliklerde en önemli faktörlerden birisi kadının yaşıdır. Zira kadının yaşı ilerledikçe gebe kalabilirliği düşmektedir. Bu bakımdan 30 yaşındaki bir kadınla 40 yaşındaki kadının ister doğal yolla isterse tüp bebek tedavisi ile gebe kalma olasılığı kesinlikle aynı değildir. Özellikle de 35 yaşın üzerindeki kadınlarda gebelik elde edebilme oranı düşer.

2. Kadının yumurta rezervinin düşük olması

Kadınların doğuştan getirdikleri yumurta rezervleri; yıllar ilerledikçe, hastalıklarla, geçirilen cerrahi operasyonlarla, kullanılan ilaçlarla azalmakta, tükenmektedir. Doğal süreç içinde yumurta rezervinin yavaş yavaş azalması sonucunda kadının gebe kalabilirliğini yitirme dönemi zaten menopoz yaşlarına denk gelmektedir. Ancak bazı rahatsızlıklardan dolayı erken yaşta menopoza giren, yumurta rezervi tükenen kadınlarda tüp bebek tedavisi başarısı düşmektedir.

3. Erkeğin sperm sayısı ve kalitesinin yetersizliği

Tüp bebek tedavisi kadın ve erkeğin kendi üreme hücreleri kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Bu bakımdan yumurta ve sperm kalitesi ya da sayısı gebelik için yetersiz olduğunda sağlıklı bir gebelik elde edebilmek mümkün olmamaktadır. Erkekten kaynaklanan kısırlık vakalarında en sık karşılaşılan sebep erkeğin sperm sayısı ve kalitesinin gebeliğe yetmemesidir. Tüp bebek tedavisinde de erkeğin sperm sorunları başarı oranını düşürmektedir.

4. Genetik olarak bozulmuş embriyo transferi

Tüp bebek tedavisinin başarılı olabilmesi için öncelikle sperm ve yumurtanın sağlıklı ve kaliteli olması gerekir. Zira kaliteli üreme hücrelerinden kaliteli embriyolar elde edilir. Ancak anne ya da baba adayının üreme hücrelerinde genetik bozukluklar varsa ve elde edilen embriyoya genetik tanı uygulanmadıysa transfer edilen embriyo ile başarılı ve sağlıklı bir gebelik elde etmek mümkün olmayacaktır.

5. Yumurta geliştirme protokollünün hastaya uygun seçilmemesi

Tüp bebek tedavisinde öncelikle çifte danışmanlık hizmeti verilir, ardından da kadına yumurtlama tedavisi uygulanır. Bu sayede gebelik için yeterli sayıda ve büyüklükte yumurta elde edilmeye çalışılır. Ancak kadının ihtiyacına ve durumuna göre ilaçların dozu, kullanım süresi ve uzun ya da kısa protokol uygulanmasına karar verilir. Eğer hastanın ihtiyacı ve sahip olduğu koşullar gözetilmezse yumurta geliştirmede doğru protokol seçilemez ve başarılı bir sonuç alınamaz.

6. Embriyonun yetiştiği kültür ortamının yetersiz olması

Tüp bebek tedavisinde yumurta ve sperm bir ortamda bir araya getirilir ve döllenme sonucu meydana gelen embriyolar bir kültür ortamında 3-5 gün bekletilir. İşte bu sürenin sonunda 3-4 gün boyunca sağlıklı bir şekilde dayanabilen embriyolar rahme transfer edilmektedir. Bu evrede embriyoların içinde bulunduğu kültür ortamı aslında tedavinin başarısını belirleyen en temel faktörlerdendir.

7. Rahim içi anomalileri

Tüp bebek tedavisinde döllenme ile elde edilen embriyolar kadının rahim içi duvarına yerleştirilirler. İşte bu aşamadan sonra embriyo bu duvara tutunur ve buradan beslenir. Ancak rahim içinde bu alanın yapısını ve fonksiyonlarını bozacak polip, miyom, kist gibi oluşumların varlığı gebeliğin başarısızlıkla sonuçlanmasına sebep olur.

8. Kadının üreme yollarıyla ilgili geçirdiği enfeksiyon ve iltihabi hastalıklar

Kadınların sıklıkla yaşadığı idrar yolları enfeksiyonları, vajinadan kötü kokulu akıntı gibi sorunlar hafif düzeyde ise basit bir ilaç kullanımı ile tedavi edilirler. Ancak ilerleyen boyutlara ulaşan enfeksiyonlar, kadının gebe kalabilirliğini olumsuz etkiler ve tüp bebek tedavisini de başarısızlığa düşürür. Zira elde edilen embriyo yine kadının rahmine yerleştirilecek ve rahim içi, rahim ağzı, hatta vajinadaki iltihabi, enfeksiyonlu durumlar embriyoyu olumsuz etkileyecektir.

9. Çikolata kisti

Kadınlar yumurtlama dönemine girdiklerinde hormonların etkisiyle rahim duvarları kalınlaşır. O ay gebelik oluşmazsa kalınlaşan bu duvar dökülür ve duvardaki damarlardan kanlar akar, bu şekilde adet kanaması gerçekleşir. Ancak bazı kadınlarda bu rahim içi duvarı karın içindeki organlarda görülür ve adet kanı geriye doğru akar. Bu sorun dolayısıyla da karın içi organlarda yapışıklıklar, kistler oluşur. İşte çikolata kisti olarak adlandırılan bu sorun tüp bebek tedavisinin başarısını olumsuz etkilemektedir.

10. Daha öncesinden geçirilmiş enfeksiyon ya da karın içi yapışıklıkların tüpleri tıkayıp şişirmesi, tüplerde sıvı birikmesi

Kadının rahim ve çevresindeki organlarda enfeksiyon geçirildiğinde tüplerde, yumurtalıklarda, bağırsaklarda yapışıklıklar meydana gelebilir. Tüplerde görülen bu sorunda tüplerin uç kısımları tıkanır ve tüpler tıpkı bir sosis gibi şişer. Tüplerin içinin temizlenmesi, boşaltılması şeklinde uygulanan tedavide kısa süre sonra sorun yeniden ortaya çıkar ve tüp bebek tedavisi uygulanırsa da büyük bir ihtimalle dış gebelik oluşur. Bu sebeple tüplerde sıvı birikmesi durumunda tüplerin alınıp ardından tüp bebek tedavisi uygulanmasında fayda vardır.