Tüp Bebek Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Detay

1. Tüp bebek tedavisi kimlere uygulanır?

Tüp bebek tedavisi; kadın ve erkeğin üreme hücrelerinin laboratuar ortamında döllenmesi sonucu elde edilen embriyolardan gebeliğe en uygun olan 1-2 tanesinin anne adayının rahmine transfer edilmesi işlemidir. Bu bağlamda kadının yumurtlama bozukluğu, tüplerin tıkanıklığı, çikolata kisti, rahim ağzı sorunları dolayısıyla gebe kalamaması durumlarında tüp bebek tedavisi uygulanmaktadır. Bununla birlikte erkeğin sperm sayısının, kalitesinin, canlılığının ve olgunluğunun doğal yolla gebelik elde etmeye yetmediği durumlarda da tüp bebek tedavisi ile gebelik elde etmek mümkündür. Ayrıca tüm test ve tahliller yapıldığı halde kısırlığa sebep olan bir etkenin bulunamadığı açıklanamayan kısırlık vakalarında da tüp bebek tedavisiyle gebelik elde edilebilmektedir.

2. Tüp bebek tedavisi kimlere uygulanmaz?

Cerrahi operasyonla rahmi alınan, menopoza giren veya yumurtlama işlevini yitirmiş olan kadınlara, menisinde ve testislerden alınan parçalarda da sperm bulunamayan erkeklere tüp bebek tedavisi uygulanamaz.

3. Kısır çiftlere hangi durumda tüp bebek tedavisi uygulanır?

35 yaşın altındaki çiftler yaklaşık 1 yıl, 35 yaşın üzerindekiler de 6 aylık bir süre boyunca düzenli olarak korumasız cinsel ilişkiye girdikleri halde gebelik elde edilemediyse kısırlık söz konusudur. Bu koşullarda doktora başvuran çiftlere gerekli test ve tahliller, muayeneler yapıldıktan sonra, durum uygunsa yumurtlama tedavileri ve aşılama uygulanır. Bu şekilde gebelik elde edilemeyen çiftlerde son çare olarak tüp bebek tedavisi denenir. Ancak kadının yaşının ileri olduğu vakalarda aşılama ve yumurtlama tedavileri ile zaman kaybedilmeden tüp bebek tedavisine başlanır.

4. Önce tüp bebek tedavisi mi, yoksa aşılama mı uygulanmalıdır?

Tüm rahatsızlıklarda olduğu gibi kısırlıkta da soruna sebep olan etkene yönelik tedavi yöntemi seçilmektedir. Bu bağlamda yaşı 35 ve altında olan ve yumurta rezervi de uygun olan kadınlara öncelikle aşılama tedavisi uygulanır. Aşılama ile gebelik elde edilemezse tüp bebek tedavisi uygulanır. Ancak kadının yaşının büyük olması ve yumurta rezervinin de risk içerecek kadar düşük olması durumunda diğer tedavilerle zaman kaybederek kadının yaşının daha da fazla ilerlemesine sebep olmak mantıklı olmayacaktır. bu durumda direkt olarak tüp bebek tedavisine geçilir.

5. Tüp bebek tedavisinde hangi testler yapılır?

Kısırlık araştırılırken hem kadına hem de erkeğe testler uygulanmaktadır. Bu bağlamda erkeğe sperm sayısı, olgunluğu ve hareketliliğini ölçen sperm testi yapılır. Kadının yumurtlamasını ölçen kanda hormon testleri yapılır. Bununla birlikte tüplerin açık olup olmadığını ve rahim içinin normal olup olmadığını kontrol eden ilaçlı rahim röntgen filmi çekilir.

6. Tüp bebek tedavisinde başarı oranı nedir?

Tüp bebek tedavisinde başarı oranları belli kriterler doğrultusunda sayısallaştırılmaktadır. Örneğin; kadın ve erkeğin spermleri laboratuar ortamında bir araya getirildiğinde döllenmenin gerçekleşme oranı yaklaşık olarak % 80 civarındadır. Embriyo transferinden 12 gün sonra yapılan kanda gebelik testinin pozitif çıkma oranı ortalama % 50’lerdedir. Yaklaşık iki hafta sonrasında uygulanan ultrasonografide gebeliğin görülebilme oranı yaklaşık % 40’tır. Ancak çiftler için belki de en önemli olan husus eve canlı bebek götürebilme oranı ise en başarılı tüp bebek merkezlerinde yaklaşık olarak % 30’lardadır.

7. Sperm seçimindeki yenilikler nelerdir?

Klasik tüp bebek uygulamalarında elde edilen spermlerin canlı, hareketli olmaları ve sayıca beklenen düzeyde olmaları yeterliydi. Ancak günümüzde tüp bebek tedavisinde gelinen noktada spermlerin genetik olarak en az hasar görmüş, hatta hiç hasar görmemiş olanlarını seçebilmek mümkün olmaktadır. Bu sayede tam anlamıyla en kaliteli spermler kullanılarak elde edilen embriyolarla oluşturulan gebeliklerin çok daha sağlıklı olabilme ihtimali doğmaktadır.

8. Tüp bebek tedavisinde hangi durumlarda genetik incelemeler yapılır?

Kısırlık sorunuyla doktora başvuran çiftin ailesinde genetik yolla geçen sorumlu kromozomların bulunması durumunda genetik incelemeler yapılması gerekliliği doğmaktadır. Bununla birlikte kadının tekrarlayan düşük yapması, üst üste gebelik kayıpları yaşaması durumunda da genetik incelemeye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu gibi riskli durumlarda elde edilen embriyoların genetik incelemeleri yapılır ve genetik olarak en sorunsuz olanlar anne adayının rahmine transfer edilir.

9. Tüp bebek tedavisinde yumurta dondurma nedir?

Kadınların sahip oldukları yumurta rezervi yaşla, olumsuz yaşam koşullarıyla ve geçirilen hastalıklarla birlikte azalmaktadır. Bu bağlamda öncelikle bebek sahibi olmayı ertelemek isteyen kadınlar, kemoterapi, radyoterapi gibi tedaviler almak durumunda olan kadınların yumurtaları dondurularak sonraki bir dönemde gebelik için kullanılabilmektedir. Bununla birlikte ilk tüp bebek denemesinde yumurtalıkların uyarılmasıyla çok sayıda yumurta elde edilen çiftler, başarısızlık durumunda sonraki denemeler için bu yumurtaları dondurabilmektedirler. Bu sayede her tüp bebek denemesinde yeniden ilaç kullanıp yumurta elde etmeye çalışmak gerekmemektedir.

10. Kaç kez tüp bebek denemesi yapılmalıdır?

Diğer tüm tedaviler gibi tüp bebek tedavisi de kişiye özeldir. Bu sebeple her çift için farklı koşullar mevcuttur. Ancak şunun altının çizilmesinde fayda vardır ki; günümüzde 3 kez üst üste tüp bebek tedavisi uygulanan çiftleri yaklaşık olarak % 95’i bebek sahibi olabilmektedirler. 3. denemenin ardından gerçekleştirilen uygulamalardan olumlu sonuç alınabilme oranı ise çok düşük. Bu bağlamda bir, iki deneme değil de, en az üç kez tüp bebek tedavisi denemekte fayda vardır.