Serviks Kanseri Nedir?
Serviks kanseri serviks olarak adlandırılan, rahmin alt kısmının (rahim ağzı) kanseridir. Serviks, rahmin vajinaya açılan ve doğum esnasında genişleyen kısmıdır.

Serviks kanseri kadınlar arasındaki en ölümcül kanserdir ve gelişmekte olan ülkelerde sıklığını sürdürmektedir. Erken dönemde yakalanmış serviks kanserli kadınların tanı konduktan sonraki 5 yıllık sağ kalımları %92 gibi yüksek düzeylerdedir. Serviks kanseri sonuçlarındaki gelişmenin ana sebebi kanser öncesi hücrelerin erken teşhisini sağlayan Pap smear testidir. Serviks kanseri, yaklaşık %20 oranda 65 yaş üzeri kadınlarda teşhis edilmesine rağmen kadınları daha çok 30’lu 40’lı ve 50’li yaşlarda etkileyecektir.

Serviks Kanseri, uzun süren, inatçı yüksek riskli HPV enfeksiyonu sonucu oluşmaktadır. HPV enfeksiyonu oldukça sıktır; cinsel aktif insanların çoğu enfektedir. Halbuki çoğu HPV enfeksiyonu semptom vermez ve serviks kanserine ilerlemez.

Yaklaşık olarak 13 HPV tipi yüksek risk ve serviks kanserine yol açabilen olarak belirlenmiştir. HPV 16 ve 18 Türkiye’de servikal kanserlerle ilişkili en sık görülen iki yüksek risk HPV tipidir.
Pap smear ve HPV testi ile serviks kanser riskini azaltmak kolaydır. Pap testte servikal hücrelerden bir örnek alınır ve bunlarda anormallik olup olmadığı belirlenir. Anormal Pap smear sonuçları, ya kanser öncesi değişiklik ya da kanseri ortaya koyabilecek serviks biyopsisi gibi ileri tetkik gerektirebilir. Çoğu serviks kanseri daha önce Pap smear yaptırmamış kadınlarda ortaya çıkmaktadır. Bu vakalarda kanser öncesi hücrelerin yakalanıp tedavi edilmeden önce kansere ilerlemeye zamanları varken Pap smear alınmadığından kanser yakalanamamıştır. HPV testleri herhangi bir yüksek risk HPV tipinin olup olmadığını belirleyerek kanser riski için ileri izleme olanak vermektedir.

Risk Faktörleri
Hemen hemen tüm serviks kanser vakalarındaki etken şu anda HPV olarak bilinmektedir. HPV ile enfekte çoğu insan buna bağlı ciddi problemler yaşamaz ancak çok küçük bir yüzdede kanser gelişebilir.  HPV; ağız, boğaz, vajen, vulva ve serviks kanseri gibi bir çok kanser tipinin ortaya çıkma olasılığını arttırır.
Aşağıdaki özellikleri bulunan kadınlarda serviks kanseri gelişme olasılığı fazladır:

  • HPV teşhisi konmuş kadınlar
  • HPV aşısı yaptırmamış kadınlar
  • Prekanseröz lezyonlar için düzenli Pap smear yaptırmamış kadınlar
  • Anormal Pap smear sonucu olan ya da kanser öncesi servikal hücre değişikikleri tanısı öyküsü olan kadınlar
  • Daha önce serviks kanseri öyküsü olan kadınlar
  • HPV infeksiyonu riskinin artmasına neden olan birden fazla cinsel partneri bulunan kadınlar
  • Yüksek riskli cinsel aktivitede bulunan partneri olan kadınlar (Örneğin, bir çiftteki herhangi bir partner birçok partner ile ilişkiye girerse, çifti oluşturan heriki partnerin de HPV enfeksiyonu riski bulunmaktadır)
  • Erken yaşta ilk cinsel ilişkisinde bulunan kadınlar
  • Otoimmün bir durumu, HIV enfeksiyonu ya da Bağışıklık sisteminin zayıflatan herhangi bir durumu olan kadınlar. Zayıf bir bağışıklık sistemi kadında HPV enfeksiyonu gelişme olasılığını artırarak serviks kanseri gelişme riskini arttırır.
  • Sigara kullanan kadınlar

Belirtiler
Serviks kanserinin erken evrelerinde tipik olarak belirti yoktur. En erken bulgu muhtemelen rutin jinekolojik muayene esnasında saptanan anormal Pap smear sonucu olacaktır. Serviks kanseri oldukça yavaş gelişir, böylece belirtisiz dönem yıllar sürebilir. Pap smearda anormal hücrelerin tespit edildiği evre yüzde yüz tedavi edilebilir evredir.
İlerlemiş serviks kanserleri genel olarak en sık düzenli Pap smear testi yaptırmayan ya da anormal Pap smear sonucu alıp takiplere devam etmemiş kadınlarda görülür.
Serviks kanseri geliştikçe kadınlarda aşağıdaki belirtiler ortaya çıkacaktır:

  • Adet arası kanama, cinsel ilişki sonrası kanama ya da menopoz sonrası kanama gibi anormal vajinal kanama.  Bununla birlikte anormal vajinal kanamaya başka durumlar da yol açabilir.
  • Sulu, pembe, soluk ve devamlı olan vajinal akıntı
  • Normalden daha fazla kanama olan ve daha uzun süren adet dönemleri

Mesane, barsaklar, akciğerler ya da karaciğere yayılmış çok ileri düzeydeki serviks kanseri vakaları aşağıdaki belirtileri gösterecektir:

  • İştah kaybı
  • Kilo kaybı
  • Sırt ağrısı ve/veya Bacak ağrısı
  • Kemik ağrısı ve kırıklar
  • Yorgunluk, bitkinlik
  • Vajinadan idrar ve dışkı kaçağı (ileri evrelerde)

HPV AŞILARI

HPV Aşılarıyla ilgili TCSB Kanser Dairesi Başkanlığı, FDA (Food and Drug Administration) ve ACIP (Advisory Committee on Immunization Practices) önerileri tamamen aynıdır. Halen etkinliği bilinen iki ayrı firmaya ait HPV aşısı vardır. Bunlardan birisi GSK firmasına ait ikili aşı Cervarix® ve diğeri MSD firmasına ait dörtlü aşı Gardasil®’dir.

Bu iki aşı için de mümkünse seksüel ilişki öncesi olmak üzere 11-12 yaş kız ve erkek çocukları; ancak seksüel ilişki söz konusu olsa da 9-26 yaş kızlara ve kadınlara HPV testi yapılmaksızın üç doz halinde aşı yapılabilir. Ayrıca 43 yaşa kadar kadınlarda yapıldığında aynı etkinin var olduğu gösterilmiştir.

Kanser için her iki aşıda HPV 16 ve 18’e karşı antijen vardır ki bu iki tip rahim ağzı kanserlerinin %70-80’inden sorumludur. Aşılar içerisinde bulundurdukları bu iki HPV tipine karşı %100 korurlar. Dörtlü aşıda (Gardasil®) ayrıca siğillerin %90’ından sorumlu olan HPV 6 ve 11’e karşı %100 koruma da söz konusudur. Aşı yapılsa da diğer tiplerle kanser gelişebileceğinden Pap smear taramasına devam edilecektir.

Her iki aşı da etkili olabilmesi için üç doz kas içerisine (kol veya kalçadan) yapılmalıdır. Dörtlü aşı aşının ilk dozu yapıldıktan sonraki 2. ve 6. aylarda tekrarlanmalıdır. İkili aşı ise ilk dozdan sonraki 1. ve 6. aylarda tekrarlanmalıdır.

Gebelerde başlanmamalıdır. İlk doz yapıldıktan sonra gebe kalındıysa gebelik sonrası sıfırdan başlanmalıdır. İki doz yapıldıktan sonra gebelik söz konusu ise üçüncü doz emzirme döneminde doğumdan sonraki 6. haftadan itibaren güvenle yapılabilir. Gebe olduğu bilinmeden aşı yapılmış ise gebeliğin sonlandırılmasına gerek yoktur; doğumsal özür artışı gösterilmemiştir. Emzirme döneminde güvenle yapılabilir.

Bugünkü bilgilerin ışığında rapel (tekrar doz) gerekli değildir.
Bu aşılar canlı veya ölü virus bulundurmadığından yan etki olarak HPV enfeksiyonu, HPV ilişkili kanser veya ölüme neden olamazlar. Sadece aşı yerine bağlı kızarıklık, ağrı ve şişlik gibi tüm aşılarda var olan basit yan etkileri görülebilir.

Büyük özel sağlık sigortaları dışında geri ödeme kurumları tarafından aşının ücreti ödenmemektedir.