Kişiye Özel Tüp Bebek Yöntemleri

Tıp fakültesinde okuduğum yıllarda en çok şaşırdığım konulardan biri hocalarımın hep söylediği: “Hastalık yoktur hasta vardır”.. Bu cümlenin anlamını klinik çalışmalara geçmeden anlayamamıştım ama hastanede hasta görmeye başlayınca anladım ki haklılarmış.. Bir ilaç bir hastalık için veriliyor ama her hastada farklı sonuçlar çıkabiliyordu, birileri mutlu olup tedavi oluyor diğerlerine belki bir yan etki yapıyor ya da başarısız oluyordu. Her insan farklıydı bunu öğrendim.

Tüp bebek çalışmalarım sırasında da aynı etkileri gördüm verdiğiniz bir ilaç dozu bir kişide yumurta geliştirmez iken başkasında aşırı cevaba sebep olabiliyordu. Kısırlık diye bir hastalık yok aslında kısırlık tanısı altında incelediğimiz her çiftin kendine özgü bulguları ve hayat dinamikleri olduğunu görüyoruz. Peki madem herkes farklı herkese aynı tüp bebek yöntemi de uygulamak doğru değilir. Her ne kadar tüp bebek tedavisi rutin bir süreci olarak ortaya konsada , her çiftin kendisine özel çok özel bir infertilite hikayesi vardır.

Her bireyi, diğerlerinden ayıran kişisel özellikleri vardır: Yaş, genetik yapı, aile düzeni, psikolojik, kültür, eğitim, moral faktörleri ve maddi olanaklar ile birlikte hastalıklarına ait özellikler ve vücutlarının bu hastalığa verdiği cevaplarla ilgili farklılıklar herkese uyacak tek standart bir tedavinin olamayacağını ortaya çıkarmıştır. Sayılan farklılıklara göre “KİŞİYE ÖZEL” olarak planlanacak tedavinin hasta tarafından kabulünün artacağı ve daha başarılı sonuçlar doğuracağı görülmektedir. Bu çerçevede anne-baba adaylarımızın katılımıyla, konuda uzman sağlık ekibimizin organizasyonu ile yapılacak toplantılarda tartışılarak en uygun tedavi yönteminin bulunması planlanmaktadır. En doğruyu bulabilmek için hekimin elinde yeterli, kesin teşhis sağlayacak veri bulunmalıdır.

Kişiye Özel tedavi seçenekleri derken ne demek istiyoruz…

Kişini yaşına , yumurta rezervine ve planlanacak tedaviye göre ilaç dozunu seçmek: bu konuda yapılmış çalışmalarda konulmuş kriterler mevcut , fakat genelde hekim kendi deneyimi ve daha önce benzer hastalarda elde ettiği tecrübesine göre karar verir. Örnek :PGD yapılacak hastalarda daha çok yumurta ihtiyacı var ve doz yükseltilebilir iken daha önce gebe kalmış yumurta kalitesinde bir sorun olmayan bir kadında düşük doz kullanıp az yumurta ile sonuca varılabilir…

İlk denemesini yaşayan bir çift çok ayrıntılı incelemeden geçmez iken denem sayısı 2-3 geçtikten sonra ileri tahliller ve belki de ameliyatlar önerilebilir.
IMSI, Embriyoscop , ERA testi, aCGH array gibi yöntemler her hastada kullanılırsa basit bir tüp bebek işleminden çok daha fazla maaliyetli olabilecektir ve belki de hastanın bunu karşılayabilecek durumu yok iken tedaviden vazgeçecektir. O yüzden bu tarz testler mutlaka endikasyonlar çerçevesinde hasta ile görüşülerek uygulanması gerekmektedir.

Dondurma ve çözme uygulamaları gittikçe gelişmekte ve yaygınlaşmaktadır. İlk tedavide çıkan embriyolorı dondurma ve bir sonraki adet döneminde fazla hormon yüklemeden hazırlık sonrası yapılacak çözme ve transfer işlemini çok uzaktan gelen veya yurtdışından kısıtlı bir süre için gelen bir hastaya uygulama fırsatı bulamazken ulaşım olarak sorun yaşamayan hastalara bunu sunma şansımız olmaktadır.

Yaşı özellikle 40 ve üstünde olan bayanlara tedavi konusunda acele etmelerini öğütlerken daha genç ve sorunsuz çiftlere bekleme ve uygun olduklarında gelme fırsatı verilebilmektedir .

Laboratuvar uygulamalarında da az yumurtası olan kişilerde mutlaka mikroenjeksiyon yapılırken yumurtası çok olan kişilere de standart ivf uygulanabilmektedir.

Yumurtası az olan bayanlarda birkaç kez yumurta toplama ve kişiye özel olabilecek embriyo havuzu oluşturma seçenekleri sunulabilmektedir. Aynı yöntemle çok çok az spermi olan erkeklerde de Birkaç kez örnek vermelerini isteyerek bir sperm havuzu oluşturulmakta sonrasında da dondurulanlar çözülerek oluşan en iyi sperm seçilmektedir.

Kişiye özel olarak transfer edilecek embiryo sayısını da dikkatlice seçmek gerekmektedir. Ülkemizde var olan en fazla 2 embriyo transfer edilebilir kuralını bozmadan bazen kanun izin verse de tek ebriyo transfer etmek gerekmektedir. Daha önce ikiz gebelikte sorun yaşayan, uterusta miyomları olan , tek taraflı uterus (unicollis) gibi durumlarda da tek embriyo vermek gerekmektedir.

Yazılan seçenekler çoğaltılıbilir ama burada vermek istediğim mesaj şudur ki artık tüp bebek işlemi günümüzde ne kadar basit görünse de her hastaya ayrı bir özen gösterilerek kişiye özgü tedavi seçeneklerinin tartışılabildiği bir ortamda uygulanması gerekmektedir.