Kısırlık Çeşitleri Nelerdir?

Bir çiftin korumasız cinsel ilişki ile bebek sahibi olamama durumları kısırlık olarak ifade edilmektedir. 35 yaşın altındaki çiftlerin 1 yıl, 35 yaşın üzerindekilerin de ortalama 6 ay boyunca düzenli olarak korumasız cinsel ilişki yaşadıkları halde gebelik elde edememeleri kısırlıktan şüphe duyulmasına sebep olmaktadır. Tüm dünyadaki çiftlerin yaklaşık olarak % 17’sinin doğal yolla gebelik elde edemediği bilinmektedir. Kısırlık sorunu yaşayan çiftlerin yaklaşık % 50’sinde sorun kadından, % 35’inde erkekten kaynaklanırken, % 15’inde ise kısırlığa sebep olan etken bulunamamaktadır.

Bazı çiftlerin de her ikisinde kısırlık etkeni bulunabilmektedir. Çifte tüm test, tahlil ve muayeneler uygulandığı halde kısırlığa yol açabilecek bir sorun tespit edilememesi durumunda açıklanamayan kısırlık vakasından bahsedilebilmektedir. Ayrıca bu kısırlık vakaları geçici kısırlık, kalıcı kısırlık, primer kısırlık ve sekonder kısırlık olarak ayrılmaktadır.

Geçici kısırlık

Geçici kısırlık vakalarında erkekte sperm vardır, ancak yumurtayı dölleyebilecek kalitede değildir ya da menide sperm hücresi bulunamamaktadır. Bu türdeki kısırlıkta doğal yolla ilişki sonrasında döllenme gerçekleşemez ya da döllenme olsa da gebelikler düşükle sonuçlanır. Ancak geçici kısırlık vakalarında uygulanan basit tedavilerle sağlıklı bir gebelik elde edilebilmekte ve canlı bir doğum gerçekleştirilebilmektedir.

Primer kısırlık

Primer kısırlık durumunda kadının ya da erkeğin veya her ikisinin de yaşamları boyunca hiç çocukları olmamıştır. Genellikle yeni evli çiftlerde yaşanan bu sorun, biyolojik sorun temelli değil, daha çok psikolojik kaynaklıdır. Bu bağlamda yapılan araştırmalar yeni evli çiftlerin sadece % 30’unun ilk 3 ay içinde, % 70’inin ilk 1 yıl içinde, % 90’ının da ilk 2 yıl içinde gebelik elde edebildiklerinin göstermektedir.

Tüm bunlar ışığında yeni evli çiftlerin birkaç ay içinde gebelik elde edemediklerinde kısırlıktan şüphe etmeleri, böyle bir sorundan endişelenmeleri yersiz bulunmaktadır. Ancak 1, 1,5 yıl süre ile düzenli olarak korumasız cinsel ilişki yaşandığı halde gebe kalınamaması durumu bir sorunun işareti olarak algılanmalı ve doktora başvurulmalıdır.

Sekonder kısırlık

Sekonder kısırlık diye adlandırılan durumda, çift daha öncesinde bir ya da birkaç tane çocuk sahibi olabilmiş, ancak aradan zaman geçtiğinde yeniden gebelik istediğinde sorun yaşamıştır. Sonradan meydana gelen bu kısırlık vakalarında genellikle bireylerin olumsuz yaşam şartları, üreme hücrelerine ve fonksiyonlarına zarar verecek beslenme, çalışma ve yaşam şartlarıdır.

Zira daha öncesinde bazı özellikler daha olumlu olduğundan gebelik elde edilebilmiştir. Bu bağlamda bireylerin geçirdiği iltihaplı hastalıklar, bazı rahatsızlıklar için kullanılan ilaçlar ve tedavi yöntemleri, yumurta ve sperm rezervini olumsuz etkileyen çalışma ve yaşam koşulları kişilerin üreme fonksiyonlarının işleyişini bozmaktadır.

Kalıcı kısırlık

Kısırlık sorununu kalıcı ya da geçici yapan durum onun günümüzün tıp teknolojisinin elverdiği ölçüde tedavi edilebilirliği ya da edilemezliğidir. Bu bağlamda yapılan test, tahlil ve muayenelerle tedavisi sağlanan kısırlık sorununda geçici kısırlıktan, tedavi edilemeyen kısırlıkta da kalıcı kısırlıktan bahsedilmektedir. Bazı çiftler doğal yolla bebek sahibi olamama sorunu ile doktora başvurduklarında gerekli tüm muayene ve testler yapıldığı halde kısırlığa yol açacak her hangi bir sebep bulunamayabilmektedir. Bu durumda tıbbın tüm olanakları, tedavi yöntemleri kullanılır ve gebelik elde edilmeye çalışılır. Ancak tedaviye rağmen bebek sahibi olunamama durumunda ise kalıcı kısırlıktan söz edilir.

Kadında kısırlık sebepleri

Kadın kısırlığında en sık rastlanan sebepler yumurtlama bozuklukları ve üreme organlarında yaşanan bozukluklar, anomalilerdir. Düzenli olarak yumurtlamayan kadınların gebelik elde etmeleri imkansız değil, ancak zordur. Rahim, rahim ağzı, yumurtalıklar, fallop tüpleri, vajina gibi genital organlarda yapısal ya da fonksiyonel bozukluklar olması durumunda kadın kısırlığından bahsedilmektedir. Bu bağlamda karın içi organlarda oluşan iltihaplı hastalıklar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, enfeksiyonlar, süt hormonunun yüksekliği ve tiroid hormonunun salgılanma bozukluğu kadında kısırlık sebeplerindendir. Kadının yaşının ilerlemesiyle yumurta rezervinin azalması, bağışıklık sistemi sorunları ve daha önceden geçirilmiş operasyonların da kısırlığa yol açtığı bilinmektedir.

Erkekte kısırlık sebepleri

Erkeklerde kısırlığa sebep olan en temel sorun erkeğin sperm sayısının, olgunluğunun, hareketliliğinin gebelik elde etmeye, döllenmeye yetmemesidir. Bu bağlamda hormonsal dengesizlikler, genetik hastalıklar, varikosel, enfeksiyonlar, cinsel işlev bozukluklarının kısırlığa yol açtığı bir gerçektir. Erkeğin beslenme ve yaşam koşullarının sperm kalitesini etkilediği gerçeğinden yola çıkılarak; sigara, alkol, uyuşturucu madde kullanımı, aşırı sıcak ortamlarda uzun süre bulunma gibi olumsuz koşulların da erkekte kısırlığa yol açtığı bilinmektedir.