Doğanın dengesi, insanların yaşam ve beslenme koşullarının hızla değiştiği günümüzde doğal yolla gebe kalabilme oranları, ihtimalleri de hızla düşmektedir. Öyle ki; günümüzün modern toplumlarında çiftlerin yaklaşık olarak % 15’i doğal yolla bebek sahibi olamamaktadır. Bu bakımdan her hangi bir üremeye yardımcı tedavi uygulanmadan düzenli ve korumasız cinsel ilişki ile gebelik elde edebilen çiftlerin şanslı olduklarını söylemek mümkündür. Bu yüzden de gebelik gerçekleştikten sonra ya da gebe olma ihtimali söz konusu olduğunda özellikle anne adaylarının ekstra özen göstermesi, yeme, içme ve yaşam koşullarını, alışkanlıklarını gebeliğe göre ayarlaması gerekmektedir. Gebelik belirtileri genellikle en erken 3., 4. Haftalarda fark edildiğinden ya da adet kanaması geciktiğinde gebelikten şüphe edildiğinden ilk 2 hafta anne adayı gebe olduğunun farkında bile olmayabilir. Bu sebeple de yaşamında gebeliğe yönelik her hangi bir değişiklik meydana gelmez.

Gebeliğin 1. haftası

Planlanan ya da üremeye yardımcı tedavilerle gerçekleştirilen gebeliklerde gebeliğin ilk haftası daha net olarak hesaplanabilirken, doğal yolla elde edilen gebeliklerde bu pek de mümkün değildir. Zira kadın ve erkek cinsel ilişki yaşadıkları dönemde kadın yumurtlama süreci içindeyse ve erkeğin menisinde de döllenmeyi sağlayacak yeterlilikte sperm varsa döllenme gerçekleşir. Buradaki her hangi bir faktörde olumsuzluk varsa, döllenme meydana gelemez. Bu sebeple daha yuvarlak bir hesaplama yapılır ve kadının en son adet gördüğü tarihten itibaren sayılarak gebeliğin ilk haftasına karar verilir. Bu bağlamda adet kanaması ortalama 1 hafta geciktiği için gebelik testi yaptırmak isteyen kadın, yaklaşık 4-5 haftalık gebe olacaktır.

Bu hesaplamanın kesin olmadığının tahmini, yaklaşık olduğunun altını çizmekte fayda vardır. Zira adet kanaması bittiğinde yumurta folikülden çıkar ve döllenmek için sperm bekler. Yaklaşık 14 gün içinde de döllenme gerçekleşir. Tahmini gebelik süreci 40 hafta olarak hesaplanır ve gebeliklerin büyük çoğunluğu 38. hafta civarında gerçekleşir. İşte aradaki bu iki hafta döllenme sürecindeki 2 haftadır. Gebelik planlayan kişilerin daha adet kanaması devam ederken yeme, içme ve yaşam koşullarına sanki o ay gebelik olacakmış gibi özen göstermeleri ve bu süreçte vücudu gebeliğe hazırlamaları önerilir.

gebelikte-1-hafta-2

Gebelikte 1. haftada anne adayındaki değişiklikler

Gebeliğin 1. Haftası olarak kabul edilen hafta içinde daha döllenme bile gerçekleşmemiştir. Bu bakımdan anne adayında ruhsal ya da fiziksel değişiklik meydana gelme ihtimali yoktur. Fakat bu durum doğal yolla gebelik elde edenler için geçerlidir. Oysaki üremeye yardımcı tedavi yöntemleriyle elde edilen gebeliklerde durum daha farklıdır. Kısırlık tedavisi gören çiftler gebelik konusunda önceden bilgilendirildikleri için daha bilinçlidirler. Ayrıca gebelik planlı olduğu için döllenmenin gerçekleşme süreci de gözlem ve kontrol altında tutulur. Hatta tüp bebek tedavisi ile elde edilen gebeliklerde döllenme laboratuar ortamında uzmanlarca gerçekleştirildiğinden, embriyo da doktor tarafından rahme transfer edildiğinden gebelik haftası net olarak hesaplanabilir. Bu tür vakalarda da gebeliğin ilk haftasında aslında fiziksel bir belirti, şikayet gözlenmediği halde anne adayı psikolojik olarak bazı belirtiler hissetmektedir. Kimi zaman da döllenmenin ardından göğüslerde şişkinlik, vücutta yorgunluk ve hormonsal değişikliklerin etkisiyle ani duygusal değişimler yaşanabilir.

Gebeliğin 1. haftasında anne adayının dikkat etmesi gerekenler

Gebelik planlayan ve gebeliğin gerçekleştiğini bilen kadınların, yeme, içme, düzenine, yaşam aktivitelerine ekstra özen göstermesi gerekmektedir. Uygulanan bir diyet varsa, gebelik öğrenilir öğrenilmez bırakılmalı, basit ağrı kesici ve antibiyotikler kesinlikle kullanılmamalıdır. Ancak hali hazırda devam eden bir rahatsızlık için doktorun reçete ettiği ilaçların da kullanılıp kullanılmayacağı yine doktorun kanısına bırakılmalıdır. Gebelik başladığı andan itibaren olumlu, olumsuz her türlü aktivite hem anne adayını hem de bebeği etkileyebileceğinden doktorun bilgisi ve izni dışına çıkmamakta fayda vardır. Özellikle büyük bir muamma olan gebelik beslenmesinde dikkat edilecek en temel husus; bu dönemde gereğinden az ya da fazla miktarda beslenmenin zararlı olduğu gerçeğidir. Bu sebeple “hamileyim çok yemeliyim” düşüncesi yanlıştır. Zira çok yiyenlerin bebekleri daha çok büyümez ve hatta gereğinden fazla kilo alan anne adaylarının bebeklerinde büyüme ve gelişim geriliği görülme olasılığı yüksektir. Bunlara ek olarak daha gebelik başlamadan, planlama aşamasında iken doktor kontrolünde folik asit tüketimine başlanmalı ve gebeliğin ilk 3 ay boyunca devam edilmelidir. Bu bağlamda eğer öncesinde başlanmadıysa gebeliğin ilk haftasında folik aitse başlanması gerekir.